OSMANLI DEVLETİ KÜLTÜR ve MEDENİYET (Yargı)

    • Padişahın yasama yetkisini gösteren belgeler; ferman, kanunname, adaletname, berat, yasakname ve tevki.
    • Padişah bütün yürütme gücünü kendinde toplamıştır. Bu gücü Divanı Hümayun aracılığı ile kullanmıştır.
    • Hükümdarın şeri yargı yetkisi yoktur. Bu yetki kadıdadır. Fakat örfi hukukta padişahın yetkileri sınırsızdı.
    • Padişah örfi hukuka göre verilen cezaları affetme yetkisine sahipti.
    • Padişahın gücünün göstergeleri; kulluk sistemi, müsadere, ferman, kanunname, yasakname, berat, adaletname, tevki.
    • Ferman=Kanun-u Padişah=Yasağ-ı Padişah.
    • Ferman, Nizam-ı Alem(dünyayı düzenleme) düşüncesinden kaynaklanırdı.
    • Ferman üç bölümden oluşurdu; 1. Bölüm: Padişahın kendini tanıtması. 2. Bölüm: Durumun açıklanması ve yaptırımların belirtilmesi. 3. Bölüm: Fermana göre davranılmasının istenmesi.
    • Veziriazam, defterdar ve kazasker de padişah tuğrası ile ferman çıkarabilirdi.
    • Tevki: Kadılara gönderilen padişah fermanlarına dendiği gibi, nişan ve fermanla eş anlamlı olarak da kullanılmış olup padişahın bütün yazılı emirlerine de denirdi.
    • Kurumsal olarak padişahın yetkileri sınırsızdır. Yetkileri ancak şeriat ve gelenekler kısıtlardı.(Gelenekler ata-dede yasalarıdır.). Padişahın en temel görevi adaleti sağlamaktır.
    • Şehzadelere çelebi ve efendi de denmiştir.
    • Tahta çıkmayı etkileyen faktörler; İstanbul’a yakın bir yerde vali olması, devlet adamları, kapıkulu ocağı, ulema ve saray görevlilerinin desteğini sağlaması, yaşça büyük ve olgun olması.

    • Fatih kanunnamesinde devlet teşkilatı, vergiler, cezalar, reayanın durumu, büyük devlet adamlarının rütbesi, devlet adamlarının protokoldeki yerleri ile ilgili konular yer almaktaydı.
    • İlk Osmanlı sarayı 1326’da Bursa’da yapılmıştır.
    • Babü’s-saade: Padişahın devlet işlerini gördüğü, törenleri izlediği ve resmi işlemleri yaptığı yer.
    • Topkapı Sarayı Fatih, Dolmabahçe Sarayı Abdülmecit, Yıldız Sarayı(Özellikle 2. Abdülhamit zamanında ana saray olarak kullanılmış Osmanlı Devleti’nin son sarayıdır.) 3. Selim, Çırağan Sarayı Abdülaziz, Beylerbeyi Sarayı Abdülaziz döneminde yaptırılmıştır.
    • Osmanlı toplumunda düzenlemenin temelinde daire-i adalet(adalet dairesi) ilkesi yer almıştır.
    • Ekonomik kaynaklı sınıfsal ayrım yoktur.
    • Osmanlı Devleti’nde Islahat Fermanına kadar devlet yöneticisi olmanın ön koşulu Müslüman olmak ve Türkçe bilmektir.
    • Sadrazam padişah mührü ile atanır, mührün geri alınmasıyla görevinden alınırdı.
    • Buyruldu: Sadrazamın verdiği kararlara denirdi.
    • Defterdar padişah malının mutlak vekilidir.
    • Nişancı örfi hukuk uzmanıdır.
    • Türk ve Müslüman olma zorunluluğu olan tek divan üyesi kazaskerdir.
    • Kadı kararlarına itiraz kazaskerlere yapılırdı.
    • Divan üyelerinden sadrazamlığın oluşturulması, vezir sayısının artırılması, defterdar sayısının artırılması, kazasker sayısının artırılması sınırların genişlediği ve işlerin arttığının kanıtıdır.

    • Reisül Küttab divanın doğal üyesi değildir.
    • En yüksek yargıç kazaskerdir.
    • Fetva dini alanla sınırlı kalmamış, savaş-barış, kanunların çıkarılması, padişahın tahttan alınmalarında da etkili olmuştur.
    • Ülke eyaletlere bölünürken merkeze uzaklık, vergilendirme şekli ve dini kimlik gibi özellikler temel alınmıştır.
    • Tımar sahibi, imam, kethüda ve kocabaş(Gayrimüslim köylerde) köylerde yöneticilik görevi yapmışlardır.
    • Kadı her kademedeki yöneticileri denetlerdi.
    • Yeniçeriler yaya askerlerdir. Bektaşi geleneğine bağlıydılar.
    • Donanmada kalyon, kadırga(büyük yelkenli), baştarda, çektiri(küçük kürekli) denilen savaş gemileri kullanılmıştır.
    • Osmanlı havacılığını 1911’de Harbiye Nazırı Mahmut Şevket Paşa başlatmıştır.
    • Enderunda siyasi, idari, sanat, meslek, davranış eğitimi verilirdi.
    • Arpalık: Yüksek dereceli memurlara emekli maaşı niteliğinde verilen topraklar.
    • Toprak sisteminin belirlenmesinde yerel unsurlar göz önüne alınmıştır.
    • Tımar, genel olarak bir kimseye belli bir hizmet için belli bir ücret karşılığında devlet denetimindeki gelir getiren kaynakların tahsis edilmesi sistemidir. Dirlik ise tahsis edilen gelirdir.

    • Tımar sistemi, devletin askeri, idari, iktisadi yapısının temelidir.
    • Tımar sisteminde arazilerin çıplak mülkiyeti padişaha, kullanım hakkı köylüye, vergi geliri tımar sahibine aitti.
    • İltizam defterdarın denetiminde yapılan bir ihale işlemidir.
    • 18. Yy’da eyalet ve sancaklar vergi geliri yüksek rütbeli devlet adamlarına tahsis edilmiş, bu kişiler mütesellim denilen kişiler vasıtasıyla oraları yönetmişlerdir. Buna arpalık usulü denmiştir. Bu kişiler zamanla güçlenerek ayanlara katılmışlarıdır. Bu nedenle 18 yy’a ayanlar çağı denmiştir.
    • Ayanlığın kaynakları, iltizam usulü, arpalık usulü, mukataa usulü.
    • Mukataa usulü, hazineye ait herhangi bir gelirin belli bir bedel veya açık artırma ile iltizama çıkarılması. Örnek, Pazar yerleri, madenler, iskeleler mukataa olarak verilirdi.
    • Müslüman bir hükümdar kanun koyamazdı. Çünkü İslamiyet’e dayanan şeri hukuk kesindi. Fakat hükümdarın toplumun hayrı için şeriatın dışında yasa koyma yetkisinin olduğu anlayışı örfi hukuku doğurmuştur.
    • Kassam: Askeri sınıfın miras taksimatını yapan kadılara verilen ad.
    • Sayıştay=Divan-ı Ali-i Muhasebat(1862)
    • Danıştay=Şura-yı Devlet(1868)
    • Yargıtay=Divan-ı Ahkam-ı Adliye(1868)
    • Kadıların noterlik yapma, kazalarda belediye başkanlığı yapma, askeri sınıf hakkında rapor hazırlama gibi görevleri de vardır.
    • Kanuni döneminde Sahn-ı Süleymaniye Medresesi açılmıştır.
    • 17. Yy’dan itibaren medreselerde pozitif bilimlere yer verilmemiştir.

    • Türkler daha çok tarım, askerlik ve sanatla uğraşmış; ticaret işleri ise daha çok Rum, Ermeni, Yahudi ve yabancılara bırakılmıştır.
    • Ticari faaliyetler birden fazla gümrük ile vergilendirilmiştir. Buna Karagümrük denilirdi.
    • İstanbul’u veziriazam ve yeniçeri ağası denetlerdi.
    • Üretimin standardı ihtisap kurallarıyla belirlenirdi.
    • Gedik usulü, tekel, ayrıcalık sistemidir. Gedik sahibinin yaptığı bir işi başkası yapamazdı. Gedik ruhsatı grekliydi. Sanayiyi geriletmiştir.
    • Yed-i vahid, tekel uygulamasıdır. 1826 yılından itibaren sanayi inkılabının sonucu olarak hem ham maddenin dışarıya çıkmasını engellemek hem de işsiz esnafı himaye altına almak için uygulanmıştır. 1838 Balta Limanı Antlaşması ile kaldırıldı.
    • Örfi vergiler ihtiyaca göre padişah tarafından konuluştur.
    • Vergi oranları bütün ülkede aynı olmayabiliyordu. Her sancağın kanununda toplanacak vergi ve oranları belirtilirdi.
    • Vergiyi tımar sahipleri, mültezimler, muhassıllar, cizyedarlar toplardı.
    • Bir Müslüman haraci toprağı işlerse o da haraç öderdi.
    • Kantariye, tartılardan alınan vergi.
    • Milli nitelikli ilk banka Ziraat Bankası’dır.
    • Cebi-i Hümayun: Padişah hazinesi.
    • Ekonominin çökmesinde kapitülasyonların, coğrafi keşiflerin, sanayi devriminin, ticaret anlaşmalarının ve dış borçlanmanın etkisi gibi dış nedenler olmuştur. En önemli iç nedenler ise tımar sisteminin bozulması, ulufelerin yüksek olması ve yolsuzlukların artması, savaş tazminatlarının verilmeye başlanması, lüks tüketimin artması, ganimetlerin azalması, mimari için yapılan masrafların artmasıdır.
    • Kapitülasyonlar ile Fransa ticari, adli, idari, mali imtiyazlar elde etmiştir.

    • Coğrafi keşiler ile hammadde ihracatı daralmış, sanayi devrimi ile de Osmanlı sadece hammadde ihraç eden ülke haline gelmiştir.
    • Duyunu Umumiyenin el koyduğu gelirler, türün, tuz, alkol, balık, ipek.
    • Duyunu Umumiyenin yönetim kurulunda İngiltere, Fransa, İtalya, Almanya, Avusturya ve Osmanlı Devleti bulunmaktaydı.
    • Osmanlı biliminin gerçek kurucusu Fatih Sultan Mehmet’tir.
    • Bilim ve düşüncenin dayanakları, İslam dini, Türk adet ve gelenekleri, coğrafi özellikler, Anadolu Selçuklu dönemi birikimi, İslam dünyasının katkılarıdır.
    • Batı bilimiyle karşılaşma, yeni kimlik arayışı, dış etkiler bilim ve düşünce yapısında değişmelere neden olmuştur.
    • Matrakçı Nasuh, Silahşörlük Kitabı.
    • Hezarfen Hüseyin, Tarih alanında, Batı ile ilişki kuran ilk bilgin, Osmanlı Teşkilat Tarihi önemli eseridir.
    • Ahmet Resmi Efendi, Sefaratname.
    • Ratip Efendi, Viyana elçisidir. Osmanlı-Avusturya karşılaştırması yapmıştır.
    • Ahmet Vefik Paşa, Lehçe-i Osmani ile Türkçe sözlük yazmıştır. Türk tiyatrosunun kurucusudur.
    • Dini nedenlerden dolayı resim ve heykeltıraşlık gelişmemiştir.
    • Osmanlıda imar faaliyetleri Hassa Mimarlar Ocağı tarafından yürütülürdü. Mimarlar da burada yetişmiştir. 19. Yy başlarında bu ocağın yerini Enbiye Hassa Müdürlüğü almıştır.
    • Mimaride taş, tuğla, ahşap ve alçı kullanılmıştır. Süslemede en çok çini, hat, bitkisel ve geometrik öğeler kullanılmıştır.
    • Barok, son derece biçimlenmiş, dinamik, görüntüde çapraşık, süslemeli, anıtsal, hareketli ve karmaşık bir Avrupa sanat üslubudur. Baroğun aşırı süslemelisine rococo denir.
    • Türk baroğu, Avrupa barok sanatının Türklere has motiflerle desteklendiği üslup.

    • Mimar Kemalettin Bey, Ulusal Mimarlık Akımının öncüsüdür. Klasik Türk mimarlık yapıtlarını dirilterek Türk Milli üslubu yaratmaya çalışmıştır. Mescidi Aksa’nın onarımını yapmıştır. Vakıf Hanları, Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü, Demiryolları Müdürlüğü binaları başlıca eserleridir.
    • Minyatürde batı etkisi yoktur, gelenekçidir.
    • İlk ressamlar asker kökenlidir.
    • Yakup Şah, 2. Beyazıt devri mimarlarındandır.
    • Mimar Ayaz, Fatih devri mimarlarındandır.
    • Mimar Hayreddin, Mimar Sinan’ın öğrencisi olup Bosna’daki Mostar Köprüsü’nün mimarıdır.
    • Haseki sultan: Padişahın en itibarlı karısı.
    • Kılıç kuşanma: Padişahın tahta çıkışında yapılan biat töreni.
    • Surre alayı: Mekke ve Medine’ye gönderilen para, malzeme.
    • Çorbacı: Yeniçeri yüzbaşısı.
    • Meşayih: Şeyhülislamlık dairesi.
    • Mendes müessesesi: 2. Selim zamanında çıkan kredi kuruluşu.
    • Telhis: Divan görüşmelerinin özeti.
    • Kızılelma: Türklerin batıya akınlarında rol oynayan sembol.
    • Mülazım: İcazeti olan medrese mezunlarından devletten görev almak üzere başvuranlar, stajyerler.
    • Tevki: Padişahın buyruğuna çekilen nişan.

    • Orta: Yeniçeri bölüğü.
    • Örü: Maden bölgesi.
    • Huzur Mürafaası: Paşa kapısında görülen dava.
    • Kola çıkma: Veziriazam ve yeniçeri ağasının İstanbul’u teftişi.
    • Fetvahane: Şeyhülislama bağlı daire.
    • Acemioğlanlar ocağında zanaatkarlık eğitimi de verilirdi.
    • Divanı Hümayun’un yürütme ve danışma yetkileri vardır. Yasama padişaha aittir.
    • Arasta: Aynı işi yapan sanatkarların bulunduğu çarşılar.
    • Tımar sisteminin iç güvenliğin sağlanması üzerinde de etkisi olmuştur.
    • Lonca teşkilatı toplumsal bütünlüğün korunması, İslam felsefesinin geliştirilmesi, askeri faaliyetlerin manevi olarak desteklenmesi durumlarıyla devlet politikasını desteklemişlerdir.
    • Bursa önemli ipek merkezlerindendir.
    • Çırağan Sarayı 1992’de otel olarak hizmete açılmıştır.
    • Reaya ve Zimmi yönetilen(reaya) sınıfı içindedir.
    • Osmanlı Devleti’nde işçi ve burjuva sınıfı bulunmamaktaydı.

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir